1. YAZARLAR

  2. Hayrettin Karaman

  3. 60. yıl vefa buluşması
Hayrettin Karaman

Hayrettin Karaman

Yeni Şafak Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

60. yıl vefa buluşması

A+A-

ÖNDER ve BİHMED (Bursa İmam Hatip Mezunları Derneği) ve İnegöl’ün imam hatip dostları bizi birkaç gündür OYLAT’ta müsafir ediyorlar.

“Biz” kimiz?

1951 yılında açılan imam hatip Okullarından 1958’de mezun olan ilk imam hatip nesliyiz. Pek çok arkadaşımızı ebedî âleme gönderdik, geride kalanların buraya gelecek kadar sağlam ve durumları müsait olanlarından elli-altmış kadarı toplandık.

Yılarca birbirini görme imkânı bulamamış arkadaşlar olarak kucaklaştık, hasret gideriyoruz, sonraki nesillere görüş, teklif ve tecrübelerimizi sohbet, konferans ve röportajlarla aktarmaya çalışıyoruz.

Saçları ve sakalları siyah iken bıraktığımız arkadaşlarımızı ak saçlı, aksakallı, bastonlu olarak bulduk, ama aramızdaki muhabbet, ortak değerler, dertler, çareler ve gayretin korunduğunu memnuniyetle gördük.

“Süreklilik içinde değişim” ilkesinin hayata geçebilmesi, “bir ayağın sabit diğer ayağın hareketli ve dünyayı dolaşır” olmasının gerçekleşebilmesi için hem eserleriyle yaşayan hem de halen aramızda olan geçmiş nesilleri okumamız ve dinlememiz gerekiyor.

“Onlar ekti biz yedik, biz de ekeceğiz ki, sonra gelenler yesin”.

İki gece birer buçuk saat tanışma ve kısa hatıraların anlatılmasına ayrıldı.

Anlatılanlardan çıkan sonuçları şöyle sıralamak mümkün:

İlk nesil imam hatiplilerin çoğu ya Anadolu şehirlerinden ya da köylerinden. Yine bunların çoğu, tabii ana babalarının da rızası ile ama kendi irade ve tercihleriyle imam hatip okullarına girmişler.

O tarihte okulların “istikbal” dedikleri şey bakımından akıbetleri meçhul, buna rağmen yalnızca okuma ve öğrenme aşkıyla bu okullara koşup gelmişler.

Yedi ilde açılmış imam hatip okullarına başka illerden ve köylerden gelen öğrenciler için ne yurtlar var ne de burslar. Bugünkü nesillere masal gibi gelecek hayat şartlarında arzu ve heyecanlarına halel gelmeden okumuşlar.

Talebelerin önemlice bir kısmı okula gelmeden ya hafız olmuşlar ve/veya medrese derslerinden bir miktar okumuşlar.

Bir zamanlar moda gibi olduğundan bazı arkadaşlarımız, Yüksek İslam’a devam ederken aynı zamanda hukuk, edebiyat, Arap Fars gibi bazı fakültelere de devam ederek diploma almışlar ve bu diplomaların verdiği imkânları kullanmışlar, fakat hemen hiçbiri, imam hatipli olmanın gerektirdiği hayat tarzından ve hizmetten ayrılmamışlar.

Bugün Türkiye’de söz ve makam sahibi birçok değerli insan bu neslin imam hatiplerde öğrencileri olmuşlar.

Yaşlarımız ilerlemiş, bellerimiz bükülmüş, dizlerimizin dermanı azalmış, günlük hap miktarımız çoğalmış ama Allah’a şükürler olsun ki, bu mübarek dine hizmet aşkımızın ateşi sönmemiş; hâlâ bugünü değerlendirmek, dertleri teşhis etmek, neler yapılabileceğini tespit etmek, yapma safhasında da devrede olmak için çırpınıyoruz.

İşte bizim kısa hikâyemiz, efendim.

Yeni Şafak

Bu yazı toplam 123 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar