1. YAZARLAR

  2. Kahraman Gündüz

  3. Brun-son’umuz Hayır Olsun!
Kahraman Gündüz

Kahraman Gündüz

Anadolunun Sesi köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Brun-son’umuz Hayır Olsun!

A+A-

“Bedava peynir ancak fare kapanında bulunur”
Atasözü

 

Kıymetli Okuyucu,

 

Ajan Brunson hakkındaki bu yazı, ajan tutuklu iken “Bir rahip yüzünden ekonomiyi mahvettiler” diye feveran eyleyip, serbest bırakılınca da “Niye bıraktınız?” deyü devlete çemkirenler için yazılmamıştır.

 

Bu yazı, dünya okuması “ABD ile anlaştılar, dolar düşsün diye rahibi bıraktılar” önermesi kadar sığ olanlar için de değildir ki, onlara cevabı zaten aşağıdaki dolar kuru grafiği vermektedir. Rahibin serbest bırakıldığı 16:30 sularında, düşmesi beklenen dolar 10-12 kuruş birden arttı, hem de birkaç dakika içerisinde.

 

 

Bu yazı, siyasi altyapısı, Murdock’un sahip olduğu FoxTV’de “habercilik(!)” yapan Washington Portakalı ve dayakçı İsmail’in üfürdüklerinden müteşekkil “vatansever(!)” tayfa için de yazılmadı.

 

Hele ki bu yazı, ajan John Dündar serbest bırakılıp, yurtdışı çıkış yasağı kaldırıldığında ve John Dündar’ın “suç ortağıEnis Berberoğlu kodesten çıkarıldığında sevinçten sevince gark olup, bugün bir başka ajanın salıverilmesine hayıflananlar için hiç yazılmadı…

 

Zira bu fakir –bendeniz yani–, bu mono-tiplere laf anlatılamayacağını, sadece laf sokulacağını defaatle tecrübe ederek görmüş bir kardeşinizdir. Onlar, “okumak” için ayırdıkları oldukça sınırlı ve değerli vakitlerini Yılmaz Özdil ya da Emin Çölaşan ile tüketmeyi yeğlerler zaten.

 

Arşimet bu günleri görmüş olsaydı “Bana yeterince uzun bir sopa verin dünyayı yerinden oynatayım” iddiasından vazgeçer –ki bu zevatın “değerli” fikirlerini bir gıdım bile yerinden oynatamazsınız–, daha yakın zamanda yaşamış Einstein gibi “Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur” der, çekilirdi kenara.

 

Bu tiplerin muhalefet anlayışı CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay’ın itiraflarından ibarettir:

 

 

 

 

Bir de suret-i haktan görünüp, her eleştiri fırsatını “sezon sonu indirimi” gibi bekleyen “bizim mahallenin bıçkın delikanlıları” var ki; onların düşünce çarkları da –yeterince “yağlanmamaktan(!)” olsa gerek– bir süredir gıcırdayıp durmakta. Geçiniz!

 

 

Kıymetli dostlar,

 

Brunson ile ilgili eleştiri serdedenleri görünce; 90 yıllık anlı-şanlı cumhuriyet tarihimizde onlarca yabancı (bilhassa Amerikalı) ajan yakalamış, tutuklamış, yargılamış ve mahkûm etmişiz sanırsınız. O yüzden salıverilen rahip için kızıyor olmalılar.

 

Heyhat! Daha düne kadar o ajanların Genel Kurmay binamızda odaları bile vardı, bilmem hatırlar mısınız?

 

Hatta –nur içinde yatsın– Eşref Bitlis Paşamız, dağdaki teröristlere silah ve mühimmat servisi yapan Çekiç Güç’ün uçakları hakkında “Bizden habersiz kalkan her uçağı indirin!” emrini verdikten kısa bir süre sonra, Ankara’nın göbeğinde düşen uçağı içerisinde şehit edilmişti! Daha uçağın enkazına kaza kırım ekipleri ulaşmadan, kaza raporu bile yayınlanmıştı: “Uçak havada donmuştu”! Yerseniz artık.

 

eşref bitlis uçak ile ilgili görsel sonucu

 

Özellikle Güneydoğu bölgemiz, cebinde “İngilizce Öğretmeni” kimliği taşıyan yüzlerce ajanın etki alanıydı, unuttuk mu?

 

Velhasıl Türkiye, ajanların cirit attığı, istedikleri gibi at oynattıkları, rahatlıkla operasyonlar düzenleyebildikleri bir üçüncü dünya ülkesi idi. Bu gerçeği sağ cebimize koyalım.

 

Gelelim şimdi Brunson’a!

Brunson bir ajan mıdır? Evet, kesinlikle bir ajandır! Hem de PKK ve FETÖ elemanları ile birçok kereler görüşmüş bir ajandır.

 

Ä°lgili resim

 

Irak’ın altınları çalınırken ekibi ile birlikte “üstün başarı” gösteren Asker Brunson’ın sonraki görev yeri Rahip Brunson olarak Türkiye olmuştur, net! Ancak Türkiye, Irak değildir ve artık eski Türkiye hiç değildir.

 

Yakın dönemde yakalanıp sınır dışı edilen ve çatışmalarda “etkisiz hale getirilen” onlarca, hatta yüzlerce ajanı bir kenara koyarsak, Cumhuriyet tarihimiz boyunca ilk kez bir batılı ajan tutuklanmış, hapsedilmiş ve suçu sabit görülerek cezası kesilmiştir. Ajan serbest kalmış olsa da 3 yıl 1 ay 15 gün ceza almıştır. Bu gerçek de sol cebimizde dursun!

 

Bu yargılama ve tutukluluk süreci, BATIYA verilmiş önemli bir mesaj olması açısından bile kayda değer ciddi bir gelişmedir: “Türkiye ARTIK ajanlarınızın at koşturacağı bir ülke değildir! Türkiye’de ajanlık faaliyeti yapacaksanız, bunun sonuçlarını da göze almanız gerekecek!

 

Peki, Brunson bir ajan ise neden “verildi”?

 

Bu sorunun cevabı için biraz suhulet gerek dostlar. Brunson’a, seçim telaşına giren Başkan Trump’ın bizden daha fazla ihtiyacı var ve Brunson’un karşılığında “ne alındığını” henüz bilmiyoruz, şu aşamada bilmemiz de gerekmiyor, ama pek yakında öğreneceğimizi söyleyebilirim! Yazın bunu bir kenara. ABD’den ve rahip görünümlü ajandan alınması gerekenler alındıysa, geriye kalan bizim için sadece “et ve kemik yığınıdır”, fazlası değil!

 

Şimdiden Fransız basını Fırat’ın doğusu (batısı değil, doğusu) için Türkiye ile anlaşıldığını yazmaya başladı ve o bölgede beş üssü bulunan Fransız “dostlarımız” burunlarından soluyorlar.

 

Yani diyeceğim o ki dostlar, üç bin yıllık “devlet aklını” küçümseyerek, sınırlı bilgi ve kulaktan dolma haberlerle pozisyon almanızı pek tavsiye etmem. Kafanız karışıksa, sağ ve sol cebinize koyduğunuz gerçekleri biraz düşünün derim.

 

Hava puslu, sahne karışık, oyun büyük!

Zaman, iç içe geçmiş üç hilal gibi bir arada olma zamanıdır dostlar. Biraz suhulet!

 

Ä°lgili resim

 

 

Kalınız sağlıcakla efendim…

 

kg @ 14 Ekim 2018

twitter : @Kahraman_Gunduz

Bu yazı toplam 632 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar