1. YAZARLAR

  2. Mehmet Acet

  3. Cumhur İttifakı’nın akıbeti yerel seçimlere mi endekslendi?
Mehmet Acet

Mehmet Acet

Yeni Şafak Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhur İttifakı’nın akıbeti yerel seçimlere mi endekslendi?

A+A-

Geçen hafta sonu bir grup gazeteci Anadolu Yayıncılar Birliği’nin organize ettiği bir panel için Elazığ’daydık.

Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım ve Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, sağ olsunlar, gezi boyunca bizlere yakın alaka gösterdiler.

Biz onlara Elazığ’ı sorduk, onlar bize Ankara’yı.

Kahvaltı sohbetinde konu yerel seçimler ve muhtemel bir Ak Parti-MHP ittifakı bahsine gelince, masadaki dikkatleri bir anda üzerime çeken bir laf ettim.

Dedim ki;

“Devlet Bey bir tek Elazığ’ı isteyecekmiş. Geri kalan bütün illeri Ak Parti’ye verebiliriz ama Elazığ’dan vazgeçmeyiz diyecekmiş!”

Esprinin birinci derecede muhatabı iki sıra yanımda oturan Başkan Mücahit Yanılmaz idi.

Gülüştükten sonra Mücahit Bey, “Aslında bu söylediğinizin hiç de yabana atılır bir tarafı yok. 1994 seçimlerinde Alparslan Türkeş, ‘Ne yapıp edip Elazığ’ı almalıyız. Burası bizim için çok önemli’ demişti” diye geçmişten bir anekdot paylaştı.

Tabii, bugün itibarıyla Elazığ Ak Parti’nin kalelerinden bir tanesi olduğu için, muhtemel bir Ak Parti-MHP pazarlığında bu kentin yine Ak Parti’de kalacağını tahmin edebiliriz.

ÖZHASEKİ: YEREL SEÇİMLER NEDENİYLE İTTİFAKIN BOZULMASINI İSTEMİYORUZ

Ankara’nın siyaset gündeminde 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler ve bu seçimlerde ortaya çıkacak muhtemel ittifaklar var.

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yeşil ışık yakmasıyla Ak Parti ile MHP arasında ittifak arayışlarına dair ilk temas sağlandı.

Önceki akşam iki partinin yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Özhaseki ve Sadir Durmaz bir araya gelip bu konuyu görüştüler.

Görüşmeden Cumhur İttifakı’nın devamı yönünde bir irade beyanı çıktı.

Dün, yazıya başlamadan önce Ak Parti adına görüşmeye katılan Mehmet Özhaseki’yi arayıp konuştum.

“Detaya girmeden genel bir irade beyanında bulunduk. Detaya girmemiz halinde bir sürü açmazla karşılaşabilirdik” dedi.

Görüşmede Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD ve Almanya gezilerinden dönüşünün beklenmesine karar verilmiş.

Detaylı görüşmeleri Erdoğan ve Bahçeli’nin uzlaşacağı heyetler yapacak.

Özhaseki’nin altını çizdiği bir nokta daha vardı.

Şöyle dedi:

“Cumhur İttifakı’nı değerli buluyoruz. Önümüzdeki dönemde iki partinin birlikte hareket etmesini önemli kılacak zorlu süreçler karşımıza çıkabilir. Sadir beyle zaten eskiden beri tanışırız. Dedik ki, yerel seçimler nedeniyle bu birliktelik bozulmasın.”

Mehmet Özhaseki ile Sadir Durmaz arasındaki görüşme, haberlere “Cumhur İttifakı’nın devamı için anlaşma sağlandı” biçiminde yansıdı.

Peki bu ifade, iki partinin yerel seçimlere ittifakla gireceğini garanti ediyor mu?

Şöyle sorular da sorabiliriz:

Cumhur İttifakı’nın devamı yerel seçimlere mi endekslendi?

Yoksa, yerel seçimler için ortak hareket kararı çıkmasa bile, iki parti ülkenin temel meselelerinde birlikte hareket etme iradesini sürdürecek mi?

Şu an için net bir ifade kullanmak çok mümkün görünmüyor.

İTTİFAK İÇİN BİRDEN FAZLA SEÇENEK YOK

İlk temastan salt bir irade beyanı çıktığı için, nihai sonuç heyetler arası görüşmeler yapılıp tamamlandıktan sonra ortaya çıkacak demektir.

İki partinin liderlerinin Cumhur İttifakı’nın devamı konusunda sergiledikleri titizlik, yerel seçimlere ortak bir uzlaşı formülüyle girilmesi ihtimalini artırıyor.

Bununla birlikte şu an için önümüzde duran veriler, bu ittifak “Kesin oluyor” demeyi de güçleştiriyor.

Geçen hafta Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in yaptığı “Her yerde aday çıkaracağız” açıklaması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD gezisine çıkarken bu sözleri teyit eden beyanı, “İttifak kurulacaksa nasıl bir formül geliştirilecek” sorusunu canlı tutmayı gerektiriyor.

Pazartesi günü bu köşede bahsettiğimiz gibi, anayasa yerel seçimler konusunda partilere geniş seçenekler sunmuyor.

Bu işin tek makul yöntemi, iki partinin anlaşarak bir seçim bölgesinde tek adayla seçimlere gitmesi, ikinci partinin aday çıkarmaması ve ittifak paydaşı diğer partinin adayına destek açıklaması yapması.

MHP lideri Bahçeli de bunun makul tek seçenek olduğunun farkında olduğu için olsa gerek, İstanbul’dan aday çıkarmama taahhüdüyle ittifak kapısını aralamış oldu.

Ancak, Ak Parti açısından Ömer Çelik’in sözleri ve Erdoğan’ın teyit edici açıklamalarına geri döndüğümüzde böyle bir ittifak modelinin çerçeveye oturmadığı görülüyor.

Şu soru önemli ve iki partinin de buna bir cevap verme ihtiyacı var.

Ak Parti ve MHP’nin özünde dış politika, güvenlik ve anayasa üçlüsünden oluşan birlikte hareket etme iradesi yerel seçimlere endeksli hale mi gelmiştir?

Ya da soruyu tersine çevirip soralım:

Yerel seçimlerde ittifak yapılmazsa, ‘Beka meselesi’ denilen bu üç başlıkta ortak hareket etme tutumu askıya mı alınacaktır?

İttifakın oluşması ya da oluşmaması bu soruların yanıtına göre belli olacak diyebiliriz.

Yeni Şafak

Bu yazı toplam 116 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar