1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-SANAT

  3. 'Gladyatörler şehri' konuklarını cezbediyor

'Gladyatörler şehri' konuklarını cezbediyor

Burdur'un Gölhisar ilçesinde bulunan ve "Gladyatörler şehri" olarak da bilinen Kibyra Antik Kenti, devasa anıtsal yapıları ile göz dolduruyor.

A+A-

Burdur'un Gölhisar ilçesinde bulunan ve "Gladyatörler şehri" olarak da bilinen Kibyra Antik Kenti, devasa anıtsal yapıları ile dikkati çekiyor.

Ardıç ve sedir ormanlarıyla kaplı bin 350 metre yüksekliğe kurulmuş, Gölhisar ovasının batı yamacına hakim 2 bin 300 yıllık Kibyra Antik Kenti, 2006 yılında başlatılan arkeolojik kazılarla tarihe ışık tutuyor.

Arkeoloji kaynaklarında 30 bini aşkın piyade ve 2 binin üzerinde atlı askeri birliği ile Türkiye'deki antik döneme ilişkin en uzun gladyatör frizlerinin bulunduğu militarist karakteri öne çıkan Kibyra, devasa anıtsal yapıları arasında gezinenleri kendisine hayran bırakıyor.

Roma ve Bizans mimari geleneği ile yapılmış 10 bin kişilik stadyumu, orkestra bölümü dünyada bir benzerinin daha olmadığı Medusa mozaiği ile kaplı odeionu (müzik evi), Geç Roma hamamı, agoraları, ana caddesi, 9 bin kişilik devasa tiyatrosu, yer altı oda mezarları ile 2016 yılında UNESCO Dünya Mirası geçici listesine giren Kibyra'nın kalıcı listede yerini alması hedefleniyor.

Kibyra Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı ve Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Şükrü Özüdoğru, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kibyra kazıları sayesinde kentin bölgesinde bir başkent, büyük bir sanayi kenti, güçlü bir ordu ve ekonomiye sahip olduğunu söyledi.

Özüdoğru, Kibyra'nın, kazıların 10'uncu yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine girmeyi başardığını vurgulayarak, kentin özelliklerini şöyle sıraladı:

"Kibyra bir sanayi kenti, tarımıyla, hayvancılığıyla, özellikle demir işlemesiyle ve at yetiştiriciliği ile ünlü bir kent. Bu bakımdan güçlü bir ekonomisinin olduğunu anlıyoruz. Geniş bir coğrafyaya yayılmış bir ana kente bağlı yüzlerce köy, kasaba, çiftlik yerleşmesi düşünün. Bu verimli ovanın etrafında geniş bir kırsal alana hükmediyor. Kozmopolit bir kent olarak biliniyor. Erken dönemde 'Kabalya' (Kaballar) diye Lidyalılarla kültürel anlamda akraba bir halkı var. Bu kentte 4 farklı dil konuşuluyor. Bunlardan biri o dönemin uluslararası dili diyebileceğimiz Eski Yunanca, asıl yerli halkın konuştuğu dil ise Lidce, Solimce ve Psidce. Bunlardan Lidce önemli çünkü Lidya krallığının yıkılmasından yaklaşık 500 yıl sonra bile Kibyra'da Lidce konuşuluyor. Kibyra'yı farklı kültürlerin ve soyların bir arada uyum içinde yaşadığı gelişmiş bir sanayi ve ticaret kenti olarak algılamamız gerekiyor."

"Gladyatör dövüşleriyle ünlü"

Özüdoğru, kentteki sosyal yaşamda gençlerin beden eğitimine çok önem verildiğini anlatarak, şöyle devam etti:

"Gençlerin beden eğitimi aldıkları yapıya gimnazyum ismi veriliyor. Neredeyse hemen her yazıtta bu karşımıza çıkıyor. Bu da bize gösteriyor ki kentin disiplinli bir gençleri eğitme sistemi var. Belki Kibyra'nın askeri yapısının temelinde bu var. Eski Anadolu'nun liman kentleri gibi değil Kibyra, daha militarist bir kent. Bunun yanında Roma İmparatorluğu döneminde gladyatör dövüşleriyle ünlü bir kent. Türkiye'de antik döneme ilişkin en uzun gladyatör frizleri Kibyra'da ele geçmiş. Bunlar Burdur Müzesi'nde sergileniyor."

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.