1. YAZARLAR

  2. Yavuz Bahadıroğlu

  3. “Kulunuz daziftlendi Paşam!”
Yavuz Bahadıroğlu

Yavuz Bahadıroğlu

Yeni Akit Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

“Kulunuz daziftlendi Paşam!”

A+A-

Osmanlı Devleti çatısı altında, sözün tam manasıyla “yetmiş iki buçuk millet” yaşıyordu.

Osmanlı Devleti çeşitli milliyetlerin, dillerin, dinlerin, mezheplerin, hatta renklerin harmanıydı. (Mozaik derken galiba bunu kastediyorlar).

Böylesine insan harmanı bir ülkede asayişi temin de güçtür, insanları birbirleriyle ve devletle barışık tutmak da…

Bu münasebetle anlıyoruz ki, orta zamanlarda Osmanlı Devleti’ni yönetenler yönetim anlayışı açısından emsalsizdiler.

Bu sayede kurtla kuzu yürüyor, bir yabancı gezginin dediği gibi, “İstanbul’da kâinatın yüzünü kızartacak derecede yolundan çıkmış insan”a rastlanmıyordu.

Yine de nadir de olsa zaman zaman bozuk insanlar çıkıyordu.

Yaklaşık yirmi milyon kilometrekarelik bir büyük coğrafya üstünde, kontrol edilemeyen kötü niyetli bozuk bazı insanların mevcudiyeti yadırganmamalıdır.

Bunlardan biri de bir Vezir Paşa’nın konağındaki kâhya idi.

Günlerden bir gün Vezir Paşa, kâhyasını çağırdı ve dedi ki:

“Geçenlerde Kâğıthane civarında deniz sefası yaparken fark ettim ki, bizim emektar kayık su alıyor.”

“Hallederiz Paşa Hazretleri” diyerek temenna etti Kâhya.

“Köftehor, bu iş o kadar kolay mı, nasıl halledeceksin?”

“Bu işten biraz anlarım Paşa Hazretleri. Kayık su alıyorsa, armozlar (iki tahtanın birleştiği nokta) sıcaktan açılmış demektir, kalafat yaptırıp ziftletirsem sapa sağlam olur.”

“Tamam, o zaman, hadi git iyi bir usta bul kayığı ziftlet!”

Kâhya, daha önce de iş yaptırdığı kalafatçı Yahya Usta’yı buldu:

“Vezir Paşa’mızın teknesi kalafatlanıp ziftlenecek, ne fiyat istersin?”

Sıkı bir pazarlıktan sonra anlaştılar…

Vezir Paşa’nın teknesi birkaç gün içinde kalafat edilip ziftlendi…

Kâhya aldı yanına Yahya Usta’yı, vardı efendisinin huzuruna, müjdeyi verdi:

“Kayığınız hazır Paşa Hazretleri, ne zaman isterseniz Kâğıthane’de tenezzühe (geziye) çıkabilirsiniz.”

Vezir Paşa memnun memnun sordu: “İyice ziftlendi mi Kâhya Ağa?”

“Ziftlendi Paşa Hazretleri.”

“Peki, bu iş bana kaça patladı?”

“On altına Devletlüm, benim hizmetim de cabası…”

Fiyat çok yüksekti. Paşa yerinden fırladı:

“Ne!.. Ben bu kadar parayla neredeyse Osmanlı donanmasını ziftletirim.”

“Ama öyle” diye ürkek ürkek karşılık verdi Kâhya, inanmazsanız Yahya Usta’ya sorun…”

Vezir hem kızmış, hem de kuşkulanmıştı. Yahya Usta’ya döndü:

“Söyledikleri doğru mu? Yani bu paraya sadece bir kayık mı ziftlendi?”

Oldukça korkup ürken, korkup ürktüğü için de baklayı ağzından çıkarmak zorunda kalan Yahya Usta, başını indirerek mırıldandı:

“Yok, bu paraya sadece bir kayık ziftlenmedi.”

“Ya ne oldu?”

“Bir miktar da Kâhya ile Yahya kulunuz ziftlendik!”

O gün bugündür, haksız kazancı yemenin adı “ziftlenmek” olarak kaldı. 

Yeni Akit

Bu yazı toplam 94 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar