1. YAZARLAR

  2. Erdal Tanas Karagöl

  3. Türkiye Arjantin değildir
Erdal Tanas Karagöl

Erdal Tanas Karagöl

Yeni Şafak Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye Arjantin değildir

A+A-

Politik ekonomi gündeminin hızla değiştiği bir dönemden geçiyoruz. Gelişmiş ülkelerin para politikalarında sıkılaşma patikasına girmesi gelişmekte olan ülke ekonomilerine baskı oluştururken, gelişmekte olan ülkelerde fon çıkışına sebep oluyor.

Tüm bu yoğun gündem arasında özellikle Türkiye ve Arjantin’de yaşanan gelişmeler sonrasında artan enflasyon ve yerel para birimlerinin dolar karşısında değer kaybetmesi ve fon azalışı öne çıkan hususlar oldu.
Arjantin ve Türkiye’nin aynı süreçte gündemde olmasının dışında elbette bazı ortak noktaları bulunmakta. Öncelikle iki ülke de G20 ülkesi ve gelişmekte olan ülke olarak nitelendirilebilmekte.

İki ülkenin ekonomik büyüklüklerini yani GSYH’leri karşılaştırıldığında Türkiye 18. sırada yer alırken Arjantin 21. sırada yer almaktadır. Satın alma gücü paritesine baktığımızda ise aradaki fark biraz daha açılmakta; Türkiye 13. büyük ekonomi olurken Arjantin ise 28. sıraya düşmektedir.

PEKİ FARKLILIKLARI NELER?

Doların küresel olarak değer kazanması iki ülke ekonomilerini olumsuz etkilediği bir gerçek. Yüksek cari açık ve dolarizasyon diğer ortak özelliklerinden.

Peki Arjantin ve Türkiye arasındaki farklılıklar neler?

İlk farklılık iki ülkenin sahip olduğu yüksek cari açığın sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Arjantin cari açığı ve finansman ihtiyacı kamu için gerekliyken; Türkiye’de finansman ihtiyacı yatırımlar için yani özel sektör için karşımıza çıkmaktadır. İki ülke de finansman ihtiyacını yurtdışından sağlarken, FED’in faiz artışları neticesinde, iki ülkede fon akışının azalması ve fonlama maliyetlerinin artması gözlemlenmektedir.

S&P’nin geçen hafta hazırladığı rapora göre; iki ülke arasındaki diğer bir farklılık ise ülkelerin ihracat oranları olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’de ihracat GSYH’nin yüzde 25’ini oluştururken bu oran Arjantin’de yüzde 11 ile sınırlı kalmaktadır. Bu da borç çevirme kapasitesinde Türkiye’nin güçlü tarafını oluşturmaktadır.

Yine aynı rapora göre kamu dengesi açısından da önemli farklılıklar var. Arjantin için kamu borcunun çoğunun dış borç olması ve toplam dış borcunun yüzde 80’nini kamu borcu oluşturması ülke kredibilitesi açısından negatif bir durum. Bu oran Türkiye’de sadece yüzde 28 ile sınırlı kalmaktadır

Çözüm yolları da ülke ekonomilerini birbirinden farklılaştıran bir gerçek. Türkiye ekonomik dengelenme ile kendi iç dinamikleri ile mevcut durumu iyileştirmeyi ve hatta ilk meyvelerini almaya başlamışken; Arjantin ülke ekonomisini düze çıkarmak için IMF ile anlaşma yapmayı tercih etti.

Söz konusu IMF anlaşmalarının hala bir sonuca bağlanmaması ise ülke adına olumsuz bir hava oluşturmakta. Arjantin’de yüzde 60 olan politika faizinin yüzde 35’e yaklaşan enflasyonu dizginlemeye yetmemesi ise bu olumsuz havanın daha da süreceğine işaret etmekte.

BULUTLAR DAĞILIYOR

Türkiye ekonomisinin yaşadığı kur hareketi ve neden olduğu maliyet enflasyonuna dayalı ekonomik görünüm alınan bir dizi önlemler ile yerini iyimser bir havaya bırakıyor. Türk Lirası gelişmekte olan para birimleri arasında pozitif ayrışmaya devam ederken Andrew Brunson’un ABD’ye dönmesi bu iyimser havayı daha da pekiştirdi.

Böylece Türk Lirası Ağustos ayı başındaki seviyelere geri dönmüş oldu.

Başka bir olumlu gelişme ise Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği dolar cinsinden tahvil ihracında gözlemlenmekte. Tahvil ihracında gelen talebin ihraç tutarının üç katına ulaşması Türkiye ekonomisi adına önemli bir gelişme olarak kaydedilmektedir.

Tahvilin satıldığı yatırımcı profiline bakıldığında ise; yüzde 60 ABD, yüzde 23 İngiltere, yüzde 11 diğer Avrupa ülkeleri, yüzde 5 Türkiye ve yüzde 1 diğer ülkelerdeki yatırımcılara satılmıştır. Gelişmiş ülkelerin ağırlıkta olduğu yatırımcı profili ve 2018 yılı dış finansman planının büyük bir çoğunluğunun gerçekleştirilmesinin de altı çizilmelidir.

Dolayısıyla, Türkiye ile Arjantin’in ekonomi aktörlerinin odak noktasında yer alırken hem ülke ekonomilerindeki yapısal farklılıklar hem de izledikleri çözüm yolu göz önüne alındığında birbirinden ne denli farklı olduğu aşikardır.

Arjantin zayıf maliye politikalarının yarattığı düşük kredibilite ve olası IMF anlaşması ile uğraşırken; Türkiye güçlü mali duruşu ile uluslararası arenada finansman kaynaklarına erişim gün geçtikçe artıyor.

Yeni Şafak

Bu yazı toplam 209 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar