1. YAZARLAR

  2. Kahraman Gündüz

  3. Yargımız ve Andımız…
Kahraman Gündüz

Kahraman Gündüz

Anadolunun Sesi köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yargımız ve Andımız…

A+A-

“Ayna ve terazi yalan söyler mi”

Hz. Mevlâna

 

Muhterem Okuyucu,

 

Malumunuz olduğu üzere, ülkemizdeki siyasi güç, uzunca bir süredir pek muhterem yargımızın üzerine bir heyula gibi çökmüş(!), yargımızın bağımsızlığını örselemiş(!) ve pek muhterem bağımsız yargımızı özgürce karar alamaz hale getirmiştir(!). Misal mi? Buyurunuz:

 

John Dündar, Alamanya’larda deri kanepelerde yatıp, üzerine Amerikan bayrağı desenli battaniyesini çekip, huzur içinde uyuyabiliyor ve dahi uyandığı zamanlarda da Nescafe’sini içerken Türkiye’ye çemkirip durabiliyorsa; bunu, tutukluluk halini ve yurtdışı çıkış yasağını kaldıran pek muhterem “siyasi baskı altındaki” yargımıza borçludur.

 

can dündar amerikan bayrağı ile ilgili görsel sonucu

 

John Dündar’ın “suç ortağıEnis Berberoğlu’nu tahliye eden ve kesinleşmiş cezasını milletvekilliği düşene kadar erteleyen pek muhterem “siyasi baskı altındaki” yargımızın ta kendisidir. Muhtemelen Enis abimiz de vekilliğinin son günlerinde soluğu John kardeşinin yanında alacaktır (FAV’a atın bekleyin).

 

enis berberoğlu tahliye ile ilgili görsel sonucu

 

16 Temmuz sabahı elleri bağlı vaziyette ve -affedersiniz- iç çamaşırıyla kurbanlık koyun misali kaderini bekleyen, kalkışmanın “baş imamıAdil Öksüz’ün beş dakikada ellerini çözen, kıyafetlerini özenle giydiren, cep telefonlarını ve evrak çantasını iade ederek salıveren ve dahi sırra kadem basmasına imkân sağlayan da pek muhterem “siyasi baskı altındaki” yargımızdır.

 

adil öksüz iç çamaşırı ile ilgili görsel sonucu

 

 

Daha birkaç gün önce, FETÖ’nün kara kutularından biri sayılan ve FETÖ’nün tosuncuğu Zekeriya Öz’e 300 bin avrocuk “himmet” papeli sayan İranlı uyuşturucu baronu Zindaşti’ye özgürlüğünü bahşeden ve buharlaşmasını sağlayan yine pek muhterem “siyasi baskı altındaki” yargımızdır.

 

iranlı uyuşturucu baronu serbest ile ilgili görsel sonucu

 

Dünyanın yönetildiği anavatandan” bildirmişliği ve mahkemede hakimleri “Devran dönecek!” deyü tehdit etmişliği bulunan FETÖ’nün amiral gemisi Zaman gazetesinin yazarı Ahmet Turan Alkan’ın tahliyesine karar veren, evet bildiniz; yine pek muhterem “siyasi baskı altındaki” yargımızdır.

 

 

Takvimi biraz daha geriye sararsak, gazete kupürlerinden mürekkep bir dosya ile, tek başına iktidar olan AK Parti’ye kapatma davası açan ve siyasilerine siyaset yasağı getirme teşebbüsünde bulunan ülkemizin güzide “siyasi baskı altındaki” yargısıdır yine!

 

Hele ki 17-25 Aralık “yargı darbesi” olayına hiç girmeyeyim, çıkamayız sonra.

 

Daha neler neler… Ötesini saymayayım… İyi ki, yargımız “siyasi baskı altında” dostlar. Baskı altında bile bu kararları veren yargımızın bir de baskı altında olmadığınızı düşünsenize! Fiyuuuu!

 

Ahvalimiz böyleyken; hâlâ “Yargı bağımsız değil, yargının üzerinde siyasi baskı var!” diye ünleyenlerin ağzına fırıncı küreği ile vurasım geliyor.

 

***

 

Pek Muhterem Okuyucu,

 

Siyasi baskı altındaki” yargımızın son icraatı da malumunuz olduğu üzere, yürütmenin aldığı “Andımız” kararını iptal etmek olmuştur. Evet, “yargının bağımsızlığı” önemli ve kutsal; peki güçler ayrılığının bir cüzü olan “yürütmenin bağımsızlığı” ne olacak azizim?

 

Kutlu(!) bir günde “siyasi baskı altındaki” Danıştay’ımız “Yaa, şu başörtüsü konusu çok şey olmadı yani, laiklik ilkesi yeterince zedelendi, onu da iptal ettik” derse -ki neden olmasın- ne yapacağız?

 

Bence, Danıştay, işi gücü bırakıp mahalli idareler seçimine hazırlansa yeridir. Şunun şurasında seçime 3-5 ay kaldı. Vakittir!

 

Andımız” konusunda son birkaç kelam edip vedalaşalım dostlar.

 

Yıllar… yıllar boyunca, her sabah “doğruluk, çalışkanlık; küçükleri korumak, büyükleri saymak; yurdumuzu, milletimizi özümüzden çok sevmek; yükselmek, ileri gitmek; varlığımızı Türk varlığına armağan etmek” üzerine ant içirdiğimiz nesillerimizin “Andımız”a ne kadar sadık kaldıklarını takdirlerinize bırakayım.

 

Muhtemelen John Dündar da, Adil Öksüz de, Zekeriya Öz de… en az bin kez “Yurdumu, milletimi özümden çok seveceğim; varlığım Türk varlığına armağan olsun” diye ant içmiştir. Sonuç ortada!

 

 

Kalınız sağlıcakla efendim…

 

kg @ 26 Ekim 2018

twitter : @Kahraman_Gunduz

Bu yazı toplam 473 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar